Recent comments

None


İçerik Ara











Yasal Uyarı
Bu sitede sunulan tüm bilgi ve dökümanlar Turgay Sahtiyan tarafından yazılmaktadır. Yazıların kaynak göstermek şartıyla kullanılması serbesttir.

© Copyright 2009-2013
Takvim
<<  Ekim 2017  >>
PaSaÇaPeCuCuPa
2526272829301
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
303112345
Keywords

Merhaba arkadaşlar

İTÜ Executive MBA programında aldığım seçmeli Internet Marketing dersinin dün akşamı konuğu grupfoni.com fırsat sitesinin kurucu ortaklarından Burak Hatipoğlu idi. Bugün size Burak Hatipoğlu’nun dün akşam yapmış olduğu sunumun bazı satır başları hakkında bilgi vereceğim.

[more]

Eminim hepiniz en az bir kez fırsat sitesinden kupon satın almışsınızdır. Grupfoni.com’da Türkiye’de sayıları her geçen gün artan bu fırsat sitelerinden biri.

Markafoni ve Mynet ortaklığı ile kurulan grupfoni.com aynı zamanda Group Buying Global (GBG) tarafından yatırım fonu ile desteklenmekte. GBG ayrıca dünya genelinde grupfoni formatında olan 14 fırsat sitesine yatırım yapmakta.

Burak Hatipoğlu grupfoni.com’un iş modelini şu şekilde özetliyor : Sen (ürününü sergileyen işletme) bize ürünü ucuza ver. Biz de senin reklamını sitemiz üzerinden yapalım.

Yani aslında grupfoni.com gibi fırsat sitelerini reklam-pazarlama firmaları olarak görebiliriz. İşletme ürününü belki %50 gibi indirimli bir şekilde kullanıcıya sunmakta ama bunun karışılığında fırsat sitesi milyonlarca takipçisine bu işletmenin reklamını yapmaktadır.

Fırsat sitelerinin reklam mecrası olarak en büyük avantajlarından biride kolayca ölçeklenebilir olmasıdır. Yayınlanan bir fırsata kaç kişi bakmış, kaç kişi satın almadan çıkmış, kaç kişi satın almış ve kaç kişi öneride bulunmuş gibi bilgilerin tamamı en ince detayına göre toplanıp demografic olarak raporlanabilmektedir. Bu yüzden reklamını yapmak isteyen bir işletme için fırsat siteleri ilk sırada gelen seçeneklerden biri olmaktadır.

Aynı zamanda grupfoni.com özelinde yazmak gerekirse sitede yayınlanan bir fırsat 1.350.000 kullanıcıya mail olarak bildirilmektedir ki böyle bir reklam maili göndermenin normal şartlarda maliyeti 20-22 bin dolarlar seviyesindedir.

Sistemin işleyişine bakacak olursak;

  • Grupfoni ve işletme komisyon ve gün gibi detaylar üzerinde anlaşır.
  • Yayınlanacak fırsatın tüm detayları profesyonel editorler tarafından hazırlanır. (fırsat sayfası)
  • Anlaşılan tarihte ilgili fırsat grupfoni sitesinde 24 saat boyunca yayınlanır. Burada şöyle bir istisna bulunmaktadır. Eğer fırsat çok ilgi çekerse 24 saat bitiminde bir 24 saat daha yayınlanabilir. Bu arada şöyle bir not daha düşmek istiyorum. Bu tarz fırsat sitelerinin ilk doğuşu group buying modeli üzerine kuruluydu. Yani belirli bir fırsatın gerçekleşebilmesi için belirli sayıda kişinin bu fırsatı alması gerekiyor aksi durumda fırsat gerçekleşmiyordu. Ama son zamanlarda pazardaki rekabetten dolayı bu ön şart ortadan kalkmış durumda ve fırsatı 1 kişi dahi alsa gerçekleşir duruma gelmiş durumda.
  • Fırsatı satın alan kullanıcıya fırsat kodları mail ve SMS yolu ile bildirilir.
  • Kullanıcı işletmeye gider, kullanmak istediği fırsat kodunu işletmeye söyler. İşletme bu fırsat kodunu grupfoni’nin kendilerine sunduğu web arayüzünde kontrol eder ve kullanılıp kullanılmadığına bakar.
  • İşletme kullanılan fırsat kodlarını gene bu web arayüz üzerinden kullanıldı olarak işaretler.
  • İşletme kullanılan kuponlar için grupfoni’ye fatura keser ve bu noktada döngü tamamlanmış olur.

Bu esnada aklınıza “peki kullanılmayan kuponlar ne olur?” şeklinde bir soru geldiğine eminim. Burak Hatipoğlu’nun belirttiğine göre grupfoni kullanılmayan kuponlar için geri ödeme yapmakta. Gerçi şunuda belirtmekte ki Amerika’da kullanılmayan kupon oranı %20 lerde iken, Türkiye’de bu oran %1.5 lar seviyesinde. Yani Burak Hatipoğlu’nun deyimiyle, Türk halkı parasının kıymetini bilmekte. J

Kullanılmayan kuponları grupfoni iade ediyor dedik. Fakat seanslı kuponlarda böyle bir durum söz konusu değil. Yani örneğin siz 8 seanslık solaryum fırsatı aldınız. İlk 4 ünü kullandıktan sonra kalan 4 ünü iade etmek istediğinizde grupfoni haklı olarak bu iadeyi kabul etmemekte.

Şimdi Grupfoni firması hakkında biraz bilgi verelim. Grupfoni 2010 Mart ayında Burak Hatipoğlu ve ortağı ile kurulmuş bir firma. Yani ilk kurulduklarında sadece 2 kişilermiş. Şu an baktığımızda ise 87 çalışanı olan ve toplamda 12 ilde faaliyet gösteren bir firma ile karşılaşıyoruz.

İşin teknolojik kısmına yani beni en çok ilgilendiren kısmına baktığımızda java tabanlı olan web sitesi ve fırsat yönetimi yazılımı 4 kişilik bir yazılım ekibi tarafından geliştiriliyor. Performans tuning üzerinde ciddiyetle durdukları bir konu. 1 kişi sadece performance tuning üzerine çalışıyor. Kimbilir belki ilerde performance tuning, high availability ve disaster recovery konusunda beraber çalışma fırsatı buluruz J

Satışlarının %75’ini İstanbul sınırları içerisinde gerçekleştiren Grupfoni %50 indirimden daha az indirim sunan firmalar ile çalışmıyor. Yani siz “ben %10 indirim vereceğim, çalışalım mı” dediğinizde, grupfoni sizi duymamazlıktan bile gelebiliyor J

Google Analystics’e göre günlük tekil ziyaretçi (uniq visitors) sayısı 140 bin’ler civarında.Şu ana kadar toplam 850 bin adet fırsat kuponu sattıklarını belirten Burak Hatipoğlu, sitelerinde bugüne kadar 3600 değişik fırsatın yayınlandığını söylüyor. Ayrıca şu ana kadar üyelerine 86.400.000 $ para kazandırdıklarının altını çiziyor.

Sosyal paylaşım sitelerine oldukça önem veren Grupfoni’nin facebook sayfasının takipçi sayısı 245 bin civarında.

Sektörün geneline baktığımızda ise aylık ortalama cironun 15 milyon TL civarında olduğunu görüyoruz ki 6-7 ay önce bu değer 4 milyon TL’ler civarındaymış. Bu da bize sektörün çok hızlı bir şekilde büyüdüğünü açıkça göstermekte.

Burak Hatipoğlu’nun sunumundan aldığım notlar bu şekilde. Kendisine ve bize bu fırsatı sunan Internet Marketing hocamız Burak Büyükdemir’e bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum.

İyi çalışmalar

Turgay Sahtiyan

Not : Blog haricinde, faydali gördügüm yazilari ve linkleri twitter adresimden paylasiyorum. Beni twitter'da takip etmek için : twitter.com/turgaysahtiyan


İş hayatının vazgeçilmezi(!) toplantılarda neler yapılmamalı?

Aşağıdaki listede sorumuza cevap buluyoruz.

What not to do during meetings?

  • Resenting questions
  • Monopolizing the meeting
  • Playing the role of comic
  • Publicly chastising participants
  • Allowing interruptions
  • Losing control of the agenda
  • Being unprepared

 

İyi çalışmalar

Turgay Sahtiyan

Not : Blog haricinde, faydali gördügüm yazilari ve linkleri twitter adresimden paylasiyorum. Beni twitter'da takip etmek için : twitter.com/turgaysahtiyan


turgay , 26. Aralık 2010, 10:00

Toplantınzın verimli geçmesini istiyorsanız zamanlamasını çok iyi ayarlamanız gerekiyor. Kendini toplantıya vermeyen ya da veremeyen bir toplulukla sonuca erişmek neredeyse imkansız gibi.

İyi bir toplantı zamanlamasının nasıl olması gerektiğini aşağıdaki maddeler eşliğinde sıralayabiliriz.

The Timing of Meetings

  • Meet when participants are at their best-not on Monday mornings or Friday afternoons or just after lunch
  • Start at an unusual time to stop at a natural break point such as 11.40 for a 20 min. meeting
  • Allow sufficient time for participants to prepare
  • Avoid surprise meetings, nobody likes interruptions and they will enter in with a negative attitude.
  • If your meeting is crowded hold it short if else vice versa.
  • If your meeting exceeds two hourse include breaks and make up after the break
  • If the meeting has to go all day include a 1.5 or 2 hour lunch and keep afternoon sessions shorter

 

İyi çalışmalar

Turgay Sahtiyan

Not : Blog haricinde, faydali gördügüm yazilari ve linkleri twitter adresimden paylasiyorum. Beni twitter'da takip etmek için : twitter.com/turgaysahtiyan


turgay , 26. Aralık 2010, 09:30

İllaki hepimizin başına en az bir kez gelmiştir. Uzun saatler boyunca toplantı yapılır ama bitiminde bir de bakarsın ki hiç bir sonuca erişilememiş.

Management dersinde gördüğümüz kadarıyla bir toplantının fail etme sebepleri şunlarmış;

Why Meetings Fail?

  • Lack of notification-No in-advance notice, limited time for preperation
  • No agenda-No in-advance hand-outs, no precise purpose(s)
  • Wrong Attendance-People attending are not relevant
  • Lack of control-No influence over decision making process
  • Political Pressures-Feeling pressure abour expression of critical accounts
  • Hidden Agendas-There are underlying issues which take over the meeting so that meeting is made to fail.

Bana çok mantıklı geldi. Ne dersiniz?

 

İyi çalışmalar

Turgay Sahtiyan

Not : Blog haricinde, faydali gördügüm yazilari ve linkleri twitter adresimden paylasiyorum. Beni twitter'da takip etmek için : twitter.com/turgaysahtiyan


turgay , 26. Aralık 2010, 09:00

Birçoğunuzun bildiği gibi hali hazırda İTÜ Executive MBA programına devam etmekteyim ve dün itibarıyla ilk dönemi bitirdik.

Bugün itibarıyla bu eğitim programında gördüğüm bazı güzel şeyleri, yaptığım ödevleri vs. paylaşmaya başlayacağım.

Umarım aralarından işinize yarayacak birşeyler çıkar.

 

İyi çalışmalar

Turgay Sahtiyan

Not : Blog haricinde, faydali gördügüm yazilari ve linkleri twitter adresimden paylasiyorum. Beni twitter'da takip etmek için : twitter.com/turgaysahtiyan